Yrd. Doç. Dr. Arif Yavuz
İstanbul Üniversitesi,
İktisat Fakültesi,
Öğretim Üyesi


1965 yılında Rize'de doğdu. İlk ve orta öğretimini İstanbul'da tamamladı. 1989 yılında İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi'nden mezun oldu. Aynı yıl fakültenin Çalışma Ekonomisi Endüstri İlişkileri bölümünde araştırma görevlisi olarak göreve başladı. 1990 yılında İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsünde "Endüstriyel İlişkiler Alanında Uluslararası Çalışma Örgütü'nün Normları ve Türkiye" konusunda Yüksek Lisansını verdi. 1994 yılında "Esnek Çalışma ve Endüstri İlişkilerine Etkisi Konulu" doktorasını tamamladı. Halen, İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesinde öğretim üyesi olarak görevine devam etmektedir.


ÇALIŞMA SÜRELERİNİN ESNEKLİĞİ
VE ESNEK ZAMAN MODELİ 

A- ESNEK ÇALIŞMA SÜRELERİNİN ORTAYA ÇIKIŞI VE GELİŞİMİ

Çalışma sürelerinin kısaltılması, işçi ve işveren tarafları arasında devamlı olarak tartışma konusu olmuştur. İşçi sendikaları, toplu pazarlık görüşmelerinde, işçi sağlığı ve iş güvenliğinin sağlanması, çalışma yaşamının insanileştirilmesi, işçinin iş dışında kişiliğini geliştirmesine olanak tanınması ve iktisadi durgunluk döneminde işsizliğin artmasının engellenmesi gibi nedenlerle haftalık ve günlük çalışma sürelerinin kısaltılmasına çalışmıştır.

Zamanla, çıkarılan yasalarla ve imzalanan toplu iş sözleşmeleri ile haftalık çalışma sürelerinin sürekli olarak azaldığı görülmüştür. Örneğin; 1960 yılında Batı Avrupa ülkelerinde, imalat sanayiinde ortalama haftalık çalışma süresi 46 saat iken, 1985 tarihinde bu rakam 40 saatin altına düşmüştür. Günümüzde de, birçok sanayi ülkesinde haftalık çalışma süresi 40 saatin altında bulunmaktadır. Hatta, Birleşik Almanya'da metal işkolunda haftalık çalışma süresinin 35 saat olduğu bilinmektedir

Ancak 1970 'lerden sonra meydana gelen ekonomik ve teknolojik gelişmeler, çalışma süresinin kısaltılmasına karşılık "Çalışma Süresi Esnekliği " (Working Time Flexibility) fikrini ön plana çıkarmış bulunmaktadır. Artık, işçi sendikalarının kısaltılma taleplerine karşı olarak işverenler esnekliği ileri sürmektedirler. İş yasalarının katılıklardan arındırılmasını ve esnekleştirilmesini talep etmektedirler. Günümüzde, çalışma süresinin esnekliği çalışma süresinin kısaltılmasından daha az tartışmalı bir konu haline gelmiştir. Çalışma sürelerinin azaltılmasının tek başına sağlanması oldukça güçleşmiştir.

Bu süreç içinde, işçi sendikaları, yasal düzenlemeler veya toplu pazarlıklarla, ücretlerde bir düşüş olmadan çalışma süresinin kısaltılmasını istemelerine rağmen; işverenler, esas olarak çalışma süresinin esnekleştirilmesinden yana olmaktadırlar. Verimlilik artışı olmadan veya ücret artışlarının dondurulması sağlanmadan çalışma sürelerinin kısaltılmasına yanaşmamaktadırlar. Örneğin; 1983 ve 1985 yıllarında, Hollanda'da daha önceden % 5 olarak öngörülen ücret artışından vazgeçilerek aynı oranda çalışma süresinden bir kısıtlamaya gidilebilmiştir.

Artık günümüzde, Avrupa Birliği ülkelerinde çalışma süreleri ile ilgili katılıkların azaldığı ve çalışma sürelerinin esnekleştiği görülmektedir. Örneğin; Belçika'da 22 ocak 1985 tarihinde çıkan bir yasayla haftalık çalışma süresinin azami sınırı esnekleştirilmiştir. Bu yasa ile, daha önceden 40 saat olan haftalık azami çalışma süresi, imzalanan toplu iş sözleşmeleri ile 45 saate çıkarılabilmektedir. İlave edilen 5 saatlik çalışma ise fazla mesai sayılmamaktadır. Ancak, yılık çalışma süresi artmamakta, bu sürenin toplamı yine eskisi gibi haftalık 40 saat çalışmaya göre hesaplanmaktadır.

Ayrıca, 1987 yılında Belçika'da çıkarılan bir yasayla, çalışma süreleri daha esnek bir yapıya kavuşturulmuştur. Buna göre, işçi ve işveren tarafları anlaşarak toplu iş sözleşmeleri ile pazar günü ve diğer tatil günleri fazla mesaiye girmeden çalışabilmektedirler. Bununla beraber, günde 12 saati geçmemek koşulu ile, günlük ve haftalık tavan çalışma sürelerini aşabilmektedirler. Fakat, yıllık olarak çalışma süresinde bir üst tavan mevcut olmaktadır. Aynı şekilde, Fransa'da da 1987'de yapılan yasal değişiklikle, yıllık ortalama 39 saati geçmemek kaydı ile, haftalık maksimim çalışma süresinin 44 saate çıkarılması mümkün olmaktadır. Bu duruma, "Çalışma Sürelerinin Seneleştirilmesi" (Annualization) denilmektedir. Yani, yılık toplam çalışma süresini değiştirmeden günlük ve haftalık çalışma sürelerinde esneklik yapılarak azami sınırların arttırılması veya kaldırılması olarak tanımlanmaktadır. Çalışma sürelerinin seneleştirilmesi, çıkarılan yasalarla Belçika, Danimarka, Fransa, İtalya ve Hollanda gibi birçok Avrupa Birliği ülkesinde görülmektedir.

Çalışma sürelerinin esnekleştirilmesini sağlayan önemli diğer bir husus ise, "Esnek Toplu İş Sözleşmeleri"dir. Esnek toplu iş sözleşmeleri, mal ve hizmet talebindeki konjonktürel dalgalanmalara işletmelerin uyum sağlamasını temin etmektedir. Bunun ilk örneğine, Belçika'da 1988 Nisan ayında, 25.000 işçi çalıştıran GB INNO BM şirketi ile imzalanan bir toplu iş sözleşmesinde rastlanmıştır. Bu esnek toplu iş sözleşmesiyle taraflar, 5 yıl içinde verimliliğin % 20 artacağını ummuşlardır. Süresi belirsiz olan bu sözleşmeye göre; haftalık çalışma süresi en az 20 en çok 40 saat, günlük çalışma süresi ise en az 4 en çok 8 saat olabilmektedir. Çalışma süreleri 14 gün önceden işçilere bildirilmekte ve haftada en fazla 5 gün çalışılmaktadır. İşçilerin ücretleri ise belli bir miktara kadar garanti edilmektedir. Haftalık belirli bir sürenin altında çalışılması halinde, aylık ücret haftada 27 saatten, yıllık ücret ise 33 saatten hesaplanarak bulunmaktadır.

Görüldüğü gibi, gerek yasal düzenlemelerle gerekse toplu iş sözleşmeleri ile çalışma sürelerinin esnekliği giderek artmaktadır. Böylece, işyerine yeni işçi almaksızın iş süreleri daha verimli bir şekilde kullanılmakta, talep değişikliklerine ve konjonktürel dalgalanmalara uyum sağlanabilmektedir. Esnek zamanlı çalışma, vardiyalı çalışma, sıkıştırılmış çalışma haftası, çağrı üzerine çalışma, part-time çalışma gibi esnek çalışma şekilleri ile çalışma sürelerinin esnekliği kolaylıkla temin edilmektedir. Esnek çalışma sürelerini en iyi ifade eden çalışma şekli "Esnek-Zaman Modeli" olduğu için, biz bu çalışmamızda esnek zaman modeli üzerinde detaylı olarak duracağız.

B- ESNEK-ZAMAN MODELİ'NİN ORTAYA ÇIKIŞI VE GELİŞİMİ

"Esnek-zaman modeli (flexitime) ", ilk olarak Batı ülkelerinde 1970'li yıllarda gündeme gelmiştir. Bu çalışma şekli, "kayan-zaman (gliding-time)", "esnek-devir (flexi-tour)", "maksimum esneklik (maxiflex)" ve "değişen-gün (variable-day)" gibi çeşitli kavramlarla da ifade edilmektedir. En yaygın olarak ise, "esnek-zaman (flexitime)" kavramı kullanılmaktadır.

Bazı işletmelerde esnek çalışma sürelerinin uygulanması, standart çalışma sürelerinde önemli ve köklü değişikliklere sebeb olmuştur. Batıda esnek-zaman modelinin ilk uygulanışı, Federal Almanya'da "Messerschmidt - Bölkow - Blohm" işletmesinde 1967 yılında gerçekleşmiştir. O tarihte, esnek çalışma süresinin uygulanmasının en önemli nedeni, işe geliş ve işten çıkış saatlerinde çok yoğun olan trafik sıkışıklığına bir rahatlama getirmekti. Zamanla, esnek-zamanlı çalışmanın süratle yaygınlaştığı görülmüştür. 1973 yılında, Federal Alman işgücünün % 6'sının esnek çalışma süresi biçiminde çalıştığı belirtilmiştir. 1975 yılına gelindiğinde ise, bu oran daha da artmış, özel işletmelerin 1/3'ü, kamu işletmelerinin 6/10'u esnek çalışma sürelerini uygular hale gelmiştir. Aynı tarihlerde, İsviçre'de esnek-zamanlı çalışmanın yaygınlaştığı bilinmektedir.1970'ler de İsviçre işgücünün %30-40' ı (yaklaşık 1.300.000 ile 1,700,000 arasında işçi) bu şekilde çalışmaktaydı.

Tablo 1: Esnek Çalışma Sürelerinin Gelişimi
 
ÜLKELER
YILLAR
1967
1970
1971
1972
1973
1974
1975
1976-77
1980
1983
1985
Federal Almanya İlk uygulanışı İşgücünün % 6'sı Özel işletmelerin 1/3'ü Kamu işletmelerin 6/10'u İşgücünün % 40-45'i 
İsviçre İşgücünün % 30-40'ı (1.300.000-1.700.000 işçi)  İşgücünün % 40-45'i 
Belçika İlk uygulanışı
Fransa İlk uygulanışı (15 işletme) 800 işletme uyguluyor
İngiltere İlk uygulanışı 500 işletme 100.000 işçi İşgücünün % 8'i 1.000.000 işçi İşgücünün % 14'ü
İtalya İlk uygulanışı
ABD İlk uygulanışı İşgücünün % 4'ü İşgücünün % 8.1'i İşgücünün % 12'si
Kaynak : D.Maric, Adapting Working Hours to Modern Needs, International Labour Office, Geneva, 1980, ss.27-32.

Paul Blyton, Changes in Working Time, London, Croom Helm Ltd., 1985, ss. 125-128.

Suzan McRae, Flexible Working Time and Family Life, London, Policy Studies Institute, 1989, s.9.

1980'li yıllarda ise Batı Almanya ve İsviçre' de esnek çalışma sürelerinde çalışanlar, işgücünün % 40-45'ini oluşturmaktaydı. Hatta, Winterthur ve Zurich gibi bazı bölgelerde bu oranın %70'lere ulaşmış olduğu belirtilmektedir. Ayrıca, Avusturya, Belçika, Fransa, İtalya, Hollanda, İngiltere ve İskandinav ülkeleri gibi diğer Batı Avrupa ülkelerinde de yavaş da olsa esnek çalışma süreleri yaygınlaşmıştır. 1971 yılına gelindiğinde, Avrupa'da 2000 işletmede yaklaşık 1.000.000.- (bir milyon) işçinin esnek-zaman biçiminde çalışmış olduğu tahmin edilmektedir.

Yukarıda Tablo 1'de görüldüğü gibi, esnek -zaman modelinin ilk uygulamaları, Belçika'da 1970 yılında, Fransa ve İngiltere'de 1971'de, İtalya'da ise 1973 senesinde görülmüştür. Fransa'da 1971 yılında sadece 15 işletme esnek çalışma sürelerini uygularken, 1975 'de ise esnek- zaman uygulayan işletmelerin sayısı, özellikle kamu yönetimi ve sosyal hizmetlerde olarak 800'e ulaşmıştır.

1971 yılında esnek-çalışma sürelerini uygulamaya başlayan İngiltere'de, 1974 yılına gelindiğinde toplam 500 işletmede 100.000 işçinin esnek-zaman biçiminde çalışmış olduğu belirtilmektedir. 1980 yılında, profesyonel işçiler ve yöneticiler hariç, toplam işgücünün % 8' inin bu şekilde çalıştığı tahmin edilmektedir. 1983'de ise esnek-zaman biçiminde çalışanların sayısının 1.000.000'a ulaşmış olduğu, 1985 yılında ise toplam işgücünün %14'ünün esnek çalışma sürelerinde çalıştığı söylenmektedir.

Esnek-zamanlı çalışma ile geç tanışan Amerika Birleşik Devletleri'nde de, Avrupa ülkelerine benzer gelişmeler yaşanmıştır. ABD'de esnek-zamanın ilk uygulanışı 1972 yılında " Control Data Corporation " işletmesinde gerçekleşmiştir. Zamanla esnek çalışma süreleri yaygınlaşmış, hatta 1978 yılında çıkarılan yeni bir yasayla, işletmelere daha çok esneklik tanınarak, fazla mesai sayılmadan günde 8 saaten fazla işçileri çalıştırabilme imkanı verilmiştir.

Bu yasal gelişmeler ise, esnek-çalışma sürelerinin uygulanmasını kolaylaştırmış ve yaygınlaşmasını sağlamıştır. 1974 yılında ABD'de profesyonel çalışanlar ve yöneticiler hariç toplam işgücünün % 4'ü esnek çalışma süreleri ile çalışıyorken, bu oran 1980'de % 8.1'e, 1985'de ise % 12'ye çıkmıştır.

C- ESNEK-ZAMAN MODELİ'NİN UYGULANIŞI VE ÖRNEK OLAYLAR

1- ESNEK-ZAMAN'IN UYGULANIŞI

İşgünü Süresi (Workday Span) (Bandwidth)

Esnek
Zaman
Çekirdek
Zaman
Yemek
Arası
Çekirdek
Zaman
Esnek
Zaman
08.00
10.00 12.30 
13.30 16.30 19.00 
"Esnek-zaman'lı çalışma" veya "esnek-zaman" (flexitime) modelinde çalışanlar, belirli sınırlar içinde, günlük çalışma süresi ile işe başlama ve işi bırakma zamanını kendileri belirleyebilmektedirler. Mevcut yasalar, toplu iş sözleşmeleri ve işletme tarafından belirlenen haftalık veya aylık çalışma süreleri ise genellikle sabittir olup değişmemektedir. Esnek-zaman'lı çalışma, yasa veya sözleşme ile belirlenen haftalık veya aylık toplam çalışma sürelerini etkilememektedir.

Aşağıda şekilde görüldüğü gibi bu çalışma şeklinde, günlük çalışma süresi "çekirdek -zaman (core-time)" ve "esnek-zaman (flexitime)" olmak üzere bölümlere ayrılmaktadır. Ayrıca, bu çalışmada başka kavramlar da kullanıldığı için, esnek çalışma süresinin anlaşılabilmesi için bu kavramların açıklanması gerekmektedir.

Çekirdek-Zaman (Core-time): Günlük çalışma süresi içinde işletme tarafından belirlenen ve bütün işçilerin işyerinde bulunup çalışmak zorunda oldukları sürelerdir.

Esnek-Zaman (flexitime): Günlük iş süresinin başında ve sonunda olan ve işçilerin, bu zaman zarfında çalışıp çalışmamakta serbest oldukları sürelerdir.

İşgünü Süresi (Workday Span): İşletmenin açık olup faaliyetini devam ettirdiği günlük toplam çalışma süresidir. Esnek ve çekirdek zaman ile yemek arasını içine alan bu süre en az 8, en fazla 24 saat olabilmektedir. Buna, "Bant Genişliği (Bandwidth)" de denilmektedir.

Yasal Çalışma Süresi (Contracted Attendance Hours): Yasalarla, toplu ve bireysel iş sözleşmeleri ile belirlenen, işçilerin günlük-haftalık-aylık olarak çalıştıkları sürelerdir.

Hesaplama Dönemi (Accounting Period): Esnek-zaman'lı çalışmada, işçilerin günlük veya haftalık çalışma süreleri değişebileceğinden dolayı, işçilerin çalıştıkları sürelerin belirli dönemlerde hesaplanması gerekmektedir. "Hesaplama dönemi", yasal ve sözleşmelerden doğan haklara uyumu sağlamak için,işçilerin çalıştığı sürelerinin toplandığı dönemlerdir. Bu dönem, haftalık, iki haftalık, aylık veya yıllık olabilmektedir. Hesaplama dönemi, ücret ödeme dönemi ile aynı olabileceği gibi farklı da olabilmektedir.

Hesaplama döneminin haftalık (bir hafta) olması halinde, yasal veya sözleşmeden doğan haftalık çalışma saati (örneğin, 45 saat) bu dönem için esas alınacaktır. Buna göre, günlük çalışılan süreler toplanarak, haftalık toplam çalışılan saat bulunur. Bu haftalık toplam çalışılan süre, haftalık yasal süreyi (45saat) geçebileceği gibi, yasal süreden (45saatten) az da olabilecektir. Üçüncü ihtimal olarak, bu süreler eşit de olabilir. Bu çalışma şeklinde 45 saati geçen süreler işçinin alacağına, 45 saatten az çalışılan süreler ise işçinin borcuna kaydedilip, bir sonraki hesaplama dönemine aktarılmaktadır.

Çalışma süresi alacağı olan işçiye, tamgün süreli izin verilebileceği gibi, normal ücret veya fazla mesai ücreti de verilebilmektedir. Örneğin; yasal haftalık çalışma süresi 40 saat olan bir işletmede, haftanın ilk dört günü bu süreyi dolduran işçi Cuma günü tamgün süreli izin yapabilecektir. Diğer yandan çalışma süresi borcu olan işçinin ücretinden kesinti yapılabileceği gibi, bu işçinin esnek zaman sisteminden çıkarılması da mümkün olacaktır.

Aylık veya 4 haftalık hesaplama döneminde de, 4 x 45 saat = 180 saat çalışma süresi esas alınacak, bunu geçen veya az olan süreler, bir sonraki hesaplama dönemine borç veya alacak olarak kaydedilecektir.

Esnek-zaman modelinde, bir isçinin devamlı olarak borçlu kalıp sistemi suiistimal edebilmesi mümkün olacağından, 2-3 defa üst üste borçlu kalan işçinin sistemden çıkarılması önerilmektedir.

Zaman Kayıt Sistemi: Esnek-zaman şeklinde, işçilerin işe başlama ve işi bırakma saatleri aynı olmayacağından dolayı, çalışanların işbaşı ve paydos ettikleri zamanın tesbit edilebilmesi için zaman-kayıt sisteminin kullanılması zorunlu olmaktadır. Zaman kayıt sistemi esnek-zamanın başarılı uygulamasında en önemli aracı oluşturmaktadır. Bu kayıt sistemi, saat sistemli olabileceği gibi bilgisayar sistemli de olabilmektedir.

1.ŞEKİL :

Esnek
Zaman
Çekirdek
Zaman
Yemek
Arası
Çekirdek
Zaman
Esnek
Zaman
08.00 10.00 12.30 13.30 16.00 20.00

2.ŞEKİL :

Esnek
Zaman
Çekirdek
Zaman
Esnek
Zaman
Çekirdek
Zaman
Esnek
Zaman
08.00 10.00 12.30 14.00 16.00 20.00

3.ŞEKİL :

Esnek
Zaman
Çekirdek
Zaman
Esnek
Zaman
08.00 10.00 16.00 20.00

Esnek zamanlı çalışma şeklinde çekirdek-zaman ile esnek-zaman ve işgünü süresi işletme tarafından belirlenmektedir. İşverenler, ekonomik konjonktüre ve mal ile hizmet talebine göre bunu ayarlamaktadırlar. Çalışanların bu sürelerin belirlenmesinde genel olarak herhangi bir etkileri yoktur. Ancak işçiler, çekirdek-zamanda işletmede bulunmak zorunda olmakla birlikte, esnek-zamanlarda çalışıp çalışmamakta serbesttirler. Dolayısıyla, çalışanlar, günlük çalışma sürelerini kendileri belirleme hakkına sahiptirler.

Öğle Yemeği Arası : Esnek çalışma süresinde, öğle yemeği için ara verilmesi değişik şekillerde olabilmektedir. Bana göre öğlen vakti 1/2 veya 1 saat işletmede faaliyet tamamen durdurulup yemek arası verilebilecektir. Bununla beraber, işgünü süresi boyunca işletmede çalışmaya ara verilmeden, öğlen vaktine 1-2 saatlik bir esnek-zaman bandı koyarak, işçilere çalışmaya devam etmeleri veya bu süre içinde istedikleri zaman yemek yemeleri imkanı verilebilmektedir.

a) Esnek-Zaman Modeli'nin Çeşitleri:

Esnek zamanlı çalışma biçiminde, işgünü uzunluğunun değişik şekillerde bantlara ayrılabilmesinden dolayı, bu çalışma şeklinin genel olarak üç farklı türü söz konusu olmaktadır. Aşağıda görüldüğü gibi, ortak olarak bütün şekillerin başında ve sonunda esnek-zaman bandı yer almaktadır. Birinci türünde, öğlen vakitlerine yemek arası konmuş, iş tamamen durdurulmuştur. Bu nedenle yemek arası genellikle ½ veya 1 saat gibi kısa tutulmaktadır. İkinci şekilde, öğlen vaktine esnek-zaman bandı konmuş olup, bu zaman aralığında, isteyen çalışabilmekte veya isteyen istediği zaman yemek yiyebilmektedir. Üçüncü ve son şekilde ise, işgücünün ortasında uzun bir çekirdek-zaman bandı bulunmaktadır. Yemek arası bu zaman süresinin içinde yer almaktadır.

b) Esnek-Zaman Modeli'nin Uygulama Alanı:

Esnek zamanlı çalışma şekli, genel olarak kamu ve özel sektör, hizmet ve sanayi sektöründe olmak üzere bütün sektörlerde uygulanabilmektedir. Ancak, yapılan araştırmalar ve tecrübeler göstermiştir ki, esnek-zamanın mavi yakalı işçilere göre beyaz yakalı işçilere uygulanması daha kolay ve başarılı olmaktadır. Ayrıca, birbirine bağımlılık ilişkisi yüksek olan üretim hatlarında, esnek çalışma süresinin uygulanışı oldukça zor ve genellikle başarısızdır.

2- ESNEK-ZAMAN İLE İLGİLİ ÖRNEK OLAYLAR

1) İNGİLTERE ADİDAS ÖRNEĞİ:

Alman spor giyim işletmesi olan ADİDAS'ın İngiltere'de iki bölgede yönetim binası ve satış mağazaları bulunmaktadır. ADİDAS, 1989 yılında, ilk önce sadece bir bölgede ve yönetim merkezinde esnek-zaman modelini uygulamıştır. Başarılı uygulamadan bir yıl sonra 1990 yılında, diğer bölgede de esnek-zamanın uygulanması kararlaştırılmıştır. İngiltere Adi-das'da uygulanan esnek-zaman modeli aşağıda açıklanmaktadır.
a) Uygulama Nedeni:
ADİDAS 'ın esnek-zaman'ı uygulamasının işletme ve işçi faydası olmak üzere iki nedeni bulunmaktadır. Öncelikle, konjonktür-el dalgalanmalar neticesinde işletmede bazen çok az çalışılmakta iken, bazen de işletmede yoğun faaliyet olmakta, aşırı fazla mesai yapılmaktaydı. Bu nedenle, dalgalanmalara uyum sağlayabilmek ve aşırı fazla mesai uygulamasından kurtulabilmek için esnek-zaman benimsenmiştir. Diğer bir sebep de, işçilerin çalışma ve çalışma dışı hayatlarının kalitesinin arttırılmasıdır. Esnek-zaman sisteminde işçiler kendi ihtiyaçlarına ve özel durumlarına göre işe başlama ve işi bırakma hakkına sahip olduklarından dolayı, çalışma dışı hayatın kalitesi artmaktadır.
b) Uygulama Şekli:
Esnek-zaman uygulamasından önce, ADİDAS işletmesinin faaliyette bulunduğu saatler 08.30-16.45 (7,5 saat + 45 dk) arasında bulunmaktaydı. Esnek-zamanlı çalışma ile işletmenin açık olduğu süre, yani işgünü uzunluğu 07.00-19.00 arasında olmak üzere toplam 12 saate çıkarılmıştır.

Aşağıda şekilde görüldüğü gibi, 07.00-19.00 arası olan işgünü uzunluğu, iki esnek-zaman ve bir çekirdek-zamandan oluşmaktadır. Esnek-zamanlar, işgünü başında 07.00-09.30 arası 2.5 saat ve işgünü sonunda 16.00-19.00 arası olarak 3 saattir. Toplam esnek-zaman süresi 2.5 + 3 = 5.5 saattir. Çekirdek zaman ise, 09.30-16.00 arası toplam 6.5 saat tutmaktadır. Bu sürenin içinde öğle yemeği de bulunmaktadır.
 
Esnek
Zaman
Çekirdek
Zaman
Esnek
Zaman
07.00 09.30 16.00 19.00

Adidas uygulamasında, hesaplama dönemi olarak bir takvim ayı seçilmiştir. Her hesaplama döneminde maksimum borç veya alacak olabilecek çalışma saati 15 saat ile sınırlandırılmıştır. Doktora muayene olmak isteyen hasta işçilerin vizite çıkmalarına esnek-zamanlarda izin verilmektedir. Gözlük muayenelerin ise cumartesi günleri yapılması istenmektedir.

Diğer yandan, esnek-zaman uygulanmasını değerlendirmek ve çıkan sorunların çözümünü sağlamak amacıyla bir komite kurulmuştur. İşletmede yetkili işçi sendikası bulunmadığı için bu komite her bölümden bir işçinin katılımı ile oluşturulmuştur. İlk önceleri bu uygulama komitesi her ay toplanıp durum değerlendirmesi yaparken, sonraları başarılı uygulama neticesinde toplanma zamanı azalmıştır.
 
Esnek
Zaman
Çekirdek
Zaman
Esnek
Yemek
Arası
Çekirdek
Zaman
Esnek
Zaman
07.00 09.30 12.00 13.30 16.00 19.00

Uygulama komitesinin aldığı bir kararla öğle yemeği vakti değiştirilmiştir. Önceleri, çekirdek zaman içinde 12.00-12.45 arasında sabit olan öğle yemeği aralığından vazgeçilmiştir. Aşağıda şekilde görüldüğü gibi,gün ortasında, 12.00-13.30 saatleri arasında bir esnek-zaman bandı konmuş,bu süre içinde yemek yenmesi kararlaştırılmıştır.

c) Zaman - Kayıt Sistemi :
Zaman kayıt sistemi, esnek çalışma süresinin başarılı bir şekilde uygulanması için gerekli en önemli araçlardan birini oluşturmaktadır. Adidas işletmesinde bilgisayarlı zaman-kayıt sistemi kullanılarak esnek-zamanın başarılı bir uygulaması gerçekleştirilmiştir. Bu sistemde, işçilerin işe başlama ve işi bırakma saatleri eksik takip edilmiş, gecikmeler ve işe gelmemeler kolaylıkla belirlenerek, hesaplama döneminde çalışılan saatler, borçlar ve alacaklar doğru olarak tespit edilebilmiştir.
d) Neticeler:
1- ADİDAS işletmesinde, esnek-zaman modeli'nin uygulanmasından memnun kalınmıştır. Mağazalarda çalışan personel için de esnek-zamanın uygulanması kararlaştırılmıştır.

2- Esnek zamana geçilmesiyle, fazla mesaide önemli ölçüde azalma olmuştur.

3-İşe işçi alma kolaylaşmıştır.

4-İşçiler, çalışma esnekliğine sahip olmuşlardır. Özellikle ev kadınları, ev işlerini ve aile sorumluluklarını kolaylıkla yerine getirebilmişlerdir.

5-İşçilerin çalışma morali yükselmiştir.

6-Önemli hiçbir sakınca (dezavantaj) ortaya çıkmamıştır. Sistemin, işçiler tarafından istismar edilmesi söz konusu olmamıştır. Sadece, bazı işçiler umduklarından daha az esnekliğe sahip olduğunu söylemişlerdir.

2 SUFFOLK COUNTY COUNCIL SİGORTA ŞİRKETİ:

Suffolk County Council Sigorta Şirketi esnek-zaman modelini 10 yıldan beri uygulamaktadır. Şirket tarafından uygulanan model aşağıdaki gibidir.
 
Esnek
Zaman
Çekirdek
Zaman
Esnek
Yemek
Arası
Çekirdek
Zaman
Esnek
Zaman
08.00 09.30 12.00 14.00 16.00 18.00

İşgünü uzunluğu = 08.00 -18.00 = 10 saattir.

Yemek arası = En az 30 dakika olacaktır.

Hesaplama Dönemi = 4 hafta ' dır.

Borçlanma/Alacak = Hesaplama döneminde en fazla 8 saat olabilir.

Flexileave(Esnek izin) = Hesaplama döneminde en fazla 1 gün olabilir.

Fazla mesai ücreti = Bir hesaplama döneminde 8 saat alacaklı olunursa ödenir.

Suffolk County Council şirketinin esnek-zaman modelini uygulamasından şu sonuçlar elde edilmiştir. Öncelikle, çalışma şeklinde, işçilerin kendi çalışma zamanları üzerinde daha fazla kontrole sahip olduklarından dolayı, onların motivasyonlarının arttığı belirtilmiştir. Ayrıca, işletmenin açık ve faal olduğu sürenin uzadığı görülmüştür. Sistemin önemli ölçüde bir suistimali söz konusu olmamıştır.Genellikle çalışanlar hesaplama dönemindeki borç ve alacak limitlerine riayet etmişler ve bu limitleri aşmamışlardır.

3 HEWLETT - PACKARD CORPORATION:

Esnek-zaman modelini uygulayan diğer bir işletme, elektronik ve bilgisayar sektöründe faaliyet gösteren ABD firması Hewlet-Packard Corporation'dır. Hewlet-Packard, esnek-zaman modelini ilk olarak 1967 senesinde Almanya'da Boeblingen şehrindeki işletmesinde çalışanların yaklaşık % 90'ına uygulamıştır.

Bu çalışma şeklinin uygulanma nedeni olarak, çalışanlara kendi özel ve çalışma hayatlarını daha esnek ve rahat bir biçimde ayarlayabilme imkanının verilmesi diye belirtilmiştir. Böylece, işçiler aileleri ile daha fazla ilgilenebilecekleri gibi, işe gidiş gelişlerde trafik sıkışıklığına maruz kalmayacaklardır.

Hewlet-Packard firmasında, esnek-zaman modelinin bir yıl uygulanmasından sonra yapılan araştırmada, uygulamayla ilgili şu sonuçlar elde edilmiştir.

1) İşgücü ve işyeri verimliliği artmıştır.

2) Gecikmeler ve işe gelmemeler azalmıştır.

3) Çalışanların morali artmıştır.

4) İşe gidip-gelme ile ilgili sorunlar ve yolda geçen süreler azalmıştır.

4) BBC - INFORMATION TECHNOLOGY ENGINEERING DEPARTMENT:

Esnek-zaman modelini uygulayan diğer önemli bir kuruluş ise, İngiliz Radyo ve Televizyon kuruluşu BBC'dir. BBC, 1975 'li yıllardan buyana esnek çalışma süreleri ile yakından ilgilenmekte ve esnek-zaman modelinin uygulanmasını devamlı olarak teşvik etmektedir. BBC işletmesi, bütün dünyaya kesintisiz 24 saat yayın yapan bir kuruluş olarak, esas itibarı ile vardiyalı çalışma şeklini kullanmaktadır. Ancak, vardiyalı çalışma şekli, özellikle bazı departmanlardaki çalışma biçimine uygun olmamakta ve verimsiz çalışmaya neden olmaktadır. Bundan dolayı, BBC'nin "Bilgi Teknoloji Mühendisliği" bölümünde uzun yıllardan beri sınırlı ölçüde esnek çalışma süreleri uygulanmıştır.1990 yılından sonra ise, esnek-zaman modelinin uygulanması geliştirilerek "haftada 4 gün" ve "iki haftada 9 gün" biçiminde uygulandığı görülmüştür.

BBC-Bilgi Teknoloji Mühendisliği (BTM) bölümünde, bilgisayar sistem mühendisi olan yaklaşık 30 kişi çalışmaktadır. Çalışanların yaş ortalaması oldukça genç olup, yaşları 25-30 arasıdır. Bu departman, BBC 'nin bütün bölümlerinin bilgisayar sistemlerinin kuruluşunu ve çalışmasını temin etmektedir. Bu bölümde çalışan mühendisler, çalışma sürelerinin % 40'ını kendi ofisleri dışında geçirmekte ve önemli ölçüde akşam ve haftasonu çalışması yapmaktadırlar.

a) Esnek-Zaman Modelinin Uygulanması:
BBC ' de uygulanan esnek-zaman modelinde, yöneticiler hariç çalışanlar için çekirdek zaman 10.00'dan 16.00' ya kadardır. İşçiler her gün öğle yemeği arası hariç 7 saat çalışmak zorunda olup, 7 saatten az veya fazla çalışamamaktadırlar. Yöneticiler için çekirdek zaman ise 08.00'den 16.00'ya veya 10.00'dan 18.00'e kadar veya bu bandlar arasında her hangi bir zamandır. Çekirdek zaman içinde 1 saat öğle yemeği arası bulunmaktadır. İşçiler, karar vermiş oldukları çalışma süresini günden güne değiştirememekte, her gün aynı şekilde çalışmak mecburiyetindedirler. İşçilerin günlük çalıştıkları süreler ve yerler devamlı olarak kaydedilmektedir.

BBC, 1990 yılına kadar kısmen uyguladığı esnek-zaman modelini bu tarihten sonra geliştirerek "haftada 4 gün " veya "iki haftada 9 gün " şeklinde uygulamaya başlamıştır. Bu yeni çalışma biçiminde, işçiler günde yedi saatten fazla çalışıp, fazla çalıştıkları süreleri diğer günlere alacaklı kaydedebileceklerdir. Böylece haftalık toplam çalışma süresini 4 günde tamamlayan işçiler, haftanın diğer 3 günü izinli olacaklardır. Bu üç gün, cuma-cumartesi-pazar veya cumartesi-pazar-pazartesi biçiminde olabilecektir. Veya, işçiler bir hafta 4 gün diğer hafta 5 gün şeklinde de çalışabilmektedirler.

Diğer bir önemli husus ise, esnek-zaman modelinin geliştirilerek uygulanmasıyla, etkili bir zaman kayıt sisteminin kullanılmasının kaçınılmaz olduğunun anlaşılmasıdır. Esnek-zaman modelinin, suiistimallerin engellenip başarılı bir şekilde uygulanabilmesi için, hassas bir zaman kayıt sistemine ihtiyaç duyulmaktadır.

b) Avantaj ve Dezavantajları:
1980-1990 yılları arası yaklaşık 10 yıl uygulanan dönem için, esnek-zaman modelinin olumlu ve olumsuz yanları,Bilgi Teknoloji Mühendisliği departmanı tarafından rapor edilmiştir. Buna göre üç önemli olumlu hususa rağmen, oldukça önemsiz bir iki husus belirtilmiştir.

Esnek-zaman modelinin işçiler için en avantajlı yanı,işe başlama ve işi bırakma saatlerinin çalışanların kendileri tarafından belirlenebilmesinden dolayı, trafik sıkışıklığının en az olduğu saatlerde işçilerin işe gidip gelme imkanlarının olmasıdır. Özellikle BTM departmanında çalışanların büyük bir kısmının ev ile işyeri arasındaki mesafe uzun olup ve Andover, Brighton ve Lincoln gibi oldukça uzak mesafelerden işyerlerine gelmektedirler. Ayrıca işçiler bu çalışma şekli ile sabah veya akşam, aileleri ile daha fazla beraber olabilmektedirler. Esnek-zamanın diğer bir faydası ise, çalışanların moralini ve sorumluluk duygusunu yükseltmesidir. Bu çalışma şeklinde, işçilere çalışma zamanını belirleme hakkı tanındığından, işçilerin çalışma moralleri ve sorumluluk duyguları artmaktadır. Esnek-zaman'ın üçüncü olumlu yanı ise, sistemin basitliği nedeniyle işletme yönetimi tarafından kolay uygulanabilmesidir.

Esnek-zaman modelinin önemli olmayan bir iki sakıncası da belirtilmiştir. Bazen, işgünün başında ve sonunda işgücü açığının bulunduğu, çalışanların sayısında eksiklik olduğu ifade edilmiştir. Ayrıca, bu çalışma şeklinin azda olsa istismara açık olduğu söylenmiştir.

D- BATI ÜLKELERİNİN DENEYİMLERİ

Batı ülkelerinde 1970'lerden beri uygulanan esnek çalışma sürelerinde, önemli sonuçlar elde edilmiştir. Belçika, İrlanda, Avustralya, ABD ve İngiltere'de uygulanan esnek-zaman ile ilgili yapılan araştırmalarda aşağıdaki neticelere ulaşılmıştır.
1- Belçika
1974 yılında Belçika'nın Diepenback şehrinde yapılan konferansda, esnek çalışma süreleri ile ilgili yapılan araştırmaların sonuçları açıklanmıştır. Bu araştırmalara göre esnek çalışma süreleri gerek işletme gerekse işçiler için çok faydalı bulunmuştur. Esnek çalışma süreleri ile ilgili araştırmaların sonuçları aşağıda belirtilmiştir.

1- İşe gelmemeler, gecikmeler ve işçi devrinde azalmalar olmuştur.

2-Daha az iş kazaları yaşanmıştır.

3-Çalışma ortamı daha iyi olmuş, işçilerin iş tatmini, iş motivasyonu ve performansı artmıştır.

4-İşçilerin işe gidiş-dönüşleri kolaylaşmıştır.

5-İşçiler kendilerini daha serbest hissetmişlerdir.

6-Fazla mesai azaldığı için, işçi ücretleri azalmıştır.

2- İrlanda
İrlanda'da, esnek çalışma süreleri özel sektörden ziyade kamu sektöründe daha çok uygulanmaktadır. Glenn Abbey ltd. isimli dokuma fabrikasının bilgi işleme biriminde çalışan yaklaşık 30 işçi esnek-zaman sistemi kapsamına alınmıştır. Altı aylık deneme süresinden sonra işçilere fikirleri sorulduğunda, işçilerin % 95'i bu çalışma şeklini benimsediklerini ve bu şekilde çalışmaya devam etmek istediklerini belirtmişlerdir.
3- Avustralya
Avustralya Çalışma Departmanı, 1973 yılında esnek çalışma sürelerini uygulayan 20 işletmeyi kapsayan bir araştırma yapmıştır. Bu araştırmada, esnek-zaman biçiminde çalışan işçiler 3 ay süreyle incelenmeye tabi tutulmuştur. İşgünü uzunluğu 08.00-18.00 ve çekirdek zamanı 10.00-16.00 olan bu çalışma şeklinde, önceleri farklı zamanlarda işe gelip işten ayrılan işçilerin, zamanla işe geliş ve işlen ayrılış saatlerinin birbirine yaklaştığı belirlenmiştir.
4- Amerika Birleşik Devletleri
Genellikle, "sıkıştırılmış çalışma haftası"nın yaygın olduğu ABD'de, "esnek-zaman modeli"nin de devamlı olarak arttığı görülmektedir. ABD 'de işverenler, esnek-zaman'lı çalışmanın sakıncasından çok faydasının olduğuna inanmaktadırlar. İki tür esnek-zaman modeli uygulayan 59 işletme ile ilgili hazırlanan bir raporda şu sonuçlar belirtilmiştir.

1- Sabit günlü esnek-zaman modelini uygulayan 19 işletmenin 10'u verimlilikte artış olduğunu söylemişlerdir. Hiçbir işletme verimlilikte bir düşüş olduğunu bildirmemiştir.

2- Bu işletmenin 12'si gecikmelerde azalma olduğunu, sadece 1 işletme ise artma olduğunu rapor etmiştir.

3- 19 işletmenin 6'sı işe gelmemelerde azalma olduğunu, bir işletme ise tersine artış olduğunu söylemiştir.

4- 19 işletmenin 2'si, fazla mesaide azalma olduğunu bildirmiş, hiçbir işletme artış olduğunu ifade etmemiştir.

5- 19 işletmenin 6'sı, işyerinin açık olduğu sürenin artmasından dolayı, aydınlatma, ısıtma v.s. gibi genel işletme giderlerinin büyüdüğünü bildirmiştir.

Benzer şekilde, değişken günlü esnek-zaman modelini uygulayan diğer 40 işletme için aşağıdaki hususlar rapor edilmiştir.

1- 40 işletmenin 18'i, verimlilik te artış olduğunu söylemiş; ancak, hiçbir işletme bir azalma olduğunu bildirmemiştir.

2- 40 işletmenin 34'ü, işe gelmemelerde ve gecikmelerde bir azalış olduğunu ifade etmiş; bununla beraber hiçbir işletme artış olduğunu söylememiştir.

3- 40 işletmenin 11'i, fazla mesaide azalma olduğunu bildirmiş, buna rağmen sadece 2 işletme bir artış olduğunu açıklamıştır.

4- 40 işletmenin yalnız 3'ü, işletme genel giderlerinde bir artış olduğunu bildirmiştir.

Sonuç olarak, şunu söylemek gerekir ki; 59 işletmenin hiçbirinde önemli ve büyük bir problemle karşılaşılmamıştır. Sadece, sabahları erken ve akşamları geç saatte işçilerin çalışmasını sağlamada ve garanti etmede zorluklar yaşanmıştır.

5- İngiltere
İngiltere'de esnek çalışma sürelerini uygulayan işverenler, esnek-zaman'ın işletmede uygulanması ile, zaman kayıbının azaldığını ve işçilerin daha hızlı işyerine gelip işe başladığını söylemişlerdir. Ayrıca, işverenler esnek çalışma süresinin işyerinde verimliliği arttırdığını bildirmişlerdir.

Esnek-zaman modelinde çalışan işçiler ise, kendilerini daha bağımsız hissettiklerini, özel ve çalışma hayatlarının kalitesinin arttığını ve bu iki yaşam arasında daha iyi bir denge kurabildiklerini ifade etmişlerdir. Bu işçiler, esnek-zaman sisteminin kendileri için sakıncasından çok daha fazla faydası olduğuna inanmaktadırlar.