DÜNYANIN İLK ÇEVRE YÖNETİM SİSTEMİ STANDARDI ISO14001:2015 REVİZE EDİLDİ

 

İlk kez BS7750 ismiyle İngiliz Standartları Enstitüsü (BSI) tarafından yayınlanmış; dünyanın ilk ve en yaygın olarak uygulanan uluslararası çevre yönetim sistemi standardı olan ISO14001, 300.000’den fazla kuruluşa çevresel performanslarını iyileştirmeleri için yol gösteriyor.

 

ISO14001 standardı, günümüzün değişen pazar şartlarına uyum sağlamak ve kuruluşlar için halen en iyi uygulama rehberi olabilmek amacıyla revize edildi. 25 farklı ülkeden, 40 farklı uzmanın katkılarıyla hazırlanan son taslak standart artık kullanıma hazır. Değişiklikler sadece çevresel konulardaki pratik uygulamaların revizyonunu değil, yönetim sistemi yaklaşımının da geleceğe uygun hale gelmesini sağlayacak şekilde yapıldı.

 

Bu yeni standart, ISO 14001 yönetim sistemini kullanan uygulayıcı kuruluşların beklentilerine odaklanan ISO ‘Çevre Yönetim Sistemlerinin Gelecekteki Zorlukları’ başlıklı çalıştayında tespit edilmiş 11 adet endişenin giderilmesine ilişkin çözümleri kapsıyor. Tavsiyeler; çevresel performansın iyileştirilmesi dahil olmak üzere, çevre yönetim sisteminin küçük ölçekli kuruluşlarca tercih edilmesine ilişkin konuları da içeriyor. Özel bir odaklanma konusu da ‘tedarik zincirinin çevresel etkileri’ ve özellikle ‘yaşam döngüsü yaklaşımı’ üzerine geliştirildi. Bu, tipik bir ‘ürün yaşam döngüsü’ ile açıklanabilir ve işler geliştikçe ve tedarikçi ağı karmaşıklaştıkça önemi artacaktır.

 

Tüm bu aşamalara dikkat ediyor olmak, tedarikçilerinizin çevre performansına ilişkin başarısının korunmasına ve şeffaflığın sağlanmasına yardımcı olacaktır. Yeni standart ile hayatımıza girecek olan bazı anahtar değişiklikler şunlar:

 

• Yeni bir yüksek seviye yapı (HLS) – birden fazla yönetim sistemi hayata geçirilirken bütünleştirmeyi kolaylaştıran, ortak tanım, tarifler, başlıklar ve metinler bütünü

 

• Çevre yönetim sisteminin iş süreçleri ve çevresel performansla bütünleştirilmesi için üst yönetimin üstlenmesi gereken rolün önemine artan vurgu

 

• Kuruluşun karşılaşabileceği risklerin dikkate alınması (örnek olarak, ham madde fiyatlarındaki değişkenlik) ve aynı zamanda bu risklerden çıkarılabilecek fırsatlar (artan kaynak verimliliği)

 

• Kuruluşların yapısını en iyi şekilde anlamaya odaklanmak; böylece sunulan hizmetin çevreye etkilerinin daha iyi anlaşılmasının sağlanması ama daha da önemlisi çevresel endişelerin yaratacağı risklerin farkına varmak (örneğin iklim değişikliğinin olası etkileri gibi)

 

Halihazırda geçerli bir ÇYS belgesi sahibi olan kuruluşlar, standardın yayınlanmasını takiben 3 yıllık süre zarfında yeni revizyona geçiş yapmalıdırlar.